Klasik gitarın kapağı içeriden ince ahşap çıtalarla desteklenir. Bu çıtaların düzenine kafes denir ve tınıyı doğrudan belirler. Kafesin iki işlevi vardır ve bunlar birbiriyle çelişir. Birincisi kapağı tel gerginliğine karşı ayakta tutmaktır.
İkincisi kapağın serbestçe titreşmesine izin vermektir. Sağlamlık artırıldığında titreşim azalır; titreşim artırıldığında dayanıklılık düşer. Yapımcılığın büyük bölümü bu iki uç arasında bir denge aramaktır. Yaygın düzen yelpaze biçimindedir; çıtalar ses deliğinden aşağı doğru açılır.
Çıta sayısı, kalınlığı ve açısı yapımcıdan yapımcıya değişir. Bu farklar tınıda duyulur; kimi çalgı basta dolgun, kimi tizde parlak olur. Yirminci yüzyılda farklı düzenler de denendi. Kafesi çapraz kuran ve kapağa ek katmanlar ekleyen çözümler geliştirildi.
Bu çözümler ses gücünü artırır ama tınıyı geleneksel modelden uzaklaştırır. Kursiyer çalgı seçerken bu farkları kulakla ayırt edebilir hâle gelir.
Kafes yalnız tınıyı değil, çalgının ömrünü de belirler. Zayıf bir kafes yıllar içinde kapağın çökmesine ve tel yüksekliğinin düşmesine yol açar.
Derslerimizde çalgı denemesi, bas ve tiz dengesi üzerinden ve karşılaştırmalı yapılır.