On yedinci yüzyılda gitar adıyla anılan çalgı bugünkünden belirgin biçimde farklıydı. Beş çift telliydi ve teller ikişerli gruplar hâlinde geriliyordu. Bu düzen sesi kalınlaştırır ve tek bir telin veremeyeceği bir dolgunluk üretir. Akort düzeni de farklıydı; bazı çiftlerde teller aynı sesi vermez, oktav aralıkla gerilirdi.
Sonuç, bas ve tiz sınırı belirsizleşen bir tınıdır. Bu belirsizlik bir kusur değil, dönemin aradığı renktir. Çalış biçimi de ayrılır; akorların tarama hareketiyle çalınması yaygındır. Bu hareket flamenko geleneğindeki rasgueado tekniğinin atası sayılır.
Repertuvar dans biçimleri üzerine kuruludur ve ritim öne çıkar. Yazı çoğu zaman nota değil, akorları harflerle gösteren bir işaret sistemiyle verilir. Bu sistem, eşlik çalan bir müzisyenin hızlı okumasını sağlar. Bugünkü gitarda bu repertuvar çalınabilir ama tını farkı kaçınılmazdır.
Çift teller ve farklı akort düzeni tek telli bir çalgıda tam karşılık bulmaz. Buna karşılık ritmik karakter ve tarama teknikleri doğrudan aktarılabilir.
Dönemin kaynakları çalış biçimine dair de bilgi verir. Hangi akorun taranarak, hangisinin parmakla kırılarak çalınacağı yazılıdır ve bu ayrım ritmik karakteri doğrudan belirler.
Derslerimizde barok gitar repertuvarı, ritmik karakteri ve tarama teknikleriyle tanıtılır.